Mevcut değeri yaklaşık 705 milyon $ olan Blockchain pazarının 2024 yılında 60 milyar $ seviyesine çıkmasının beklendiğini biliyor muydunuz? Bu şu anlama geliyor: Önümüzdeki yıllarda yıldızı daha da parlayacak bir teknolojiden bahsediyoruz.

  90’ların sonunda Satoshi Nakamoto isimli anonim kişi ya da kişiler tarafından para transferi işlemlerinin şifreleme teknolojisi ile birleştirildiğinin ve ortaya çıkan yeni sistemin kamuoyunun kullanımına açık olduğunun ilan edilmesiyle doğan bu teknoloji, devrimsel nitelikteydi. Çünkü Blockchain’e kadar para transferi işlemleri; ister 60’lardan itibaren olduğu gibi elektronik, ister 90’lardan itibaren olduğu gibi dijital, ister çok daha eski çağlardan beri olduğu gibi fiziksel olarak gerçekleşsin güvenilirliği banka gibi bir otorite kontrolünde olmadan sağlanamazdı. Örneğin bir kişinin elindeki parayı aynı anda farklı kişilere göndermesi ya da gerçekte sahip olmadığı bir parayı transfer işlemlerinde kullanması bu otoritelerin kontrolü sayesinde önleniyordu. Blockchain ise işlem yapılan her aracın kendi başına bir merkezi otorite güveni vermesini sağlamaktadır. Blockchain bu güven mekanizmasını, yapılan bütün işlemleri sistemdeki herkese açık şekilde yapmasına borçludur. Üstelik hesap numaraları ve işlemler herkese açıktır fakat isminiz gibi kişisel bilgileniriz gizlidir. Dolayısıyla bir kişiden diğerine para gönderildiğinde sistemdeki herkes bakiyelerdeki değişiklikleri görebiliyor ancak hesap sahiplerinin kişisel bilgileri korunmuş oluyor. Blockchain’in keşfi bu şekilde gerçekleşmiş olsa da kullanımı; kişinin sadece kendisine ait olan, dijital olarak saklayabildiği, istediğinde başkasına gönderebildiği her tür varlık ya da nesne için mümkündür. Para transfer işlemleriyle hayatlarımıza girdiğinden yaygın biçimde dijital bir para birimi olarak düşünülen Blockchain, gerçekte birçok alanda kullanılabilen bir veri depolama ve iletim teknolojisidir ve Bitcoin gibi dijital paralar Blockchain’in kullanıldığı alanlardan biridir.

  Hali hazırda kullanıldığı yahut kullanımının olası olduğu sektörler düşünülünce akıllara ilk sırada bankacılık gelecektir. Bankacılık, 134 trilyon $ dev bir endüstridir. Blockchain ise bu endüstriye yeni bir soluk getirmeye adaydır çünkü işlemlerin bankalardan daha düşük ücretlerle, aracısız, hızlı ve güvenilir biçimde yapılmasını mümkün kılıyor. Etkilerini eğitim alanında da gördüğümüz Blockchain, çağımızın bozulmuş istihdam sistemi ve kişilerin yozlaşmış kariyer anlayışları nedeniyle oluşan işverenlerin ve adayların şeffaflık problemine çözüm üretme potansiyeli taşıyor.

  Blockchain, bu alanda kayıt sistemi işleviyle eğitim bilgilerinin gerçekliğini ispatlamak için kullanılabilir. Blockchain medya ve eğlence sektörünün de geleceğini etkileyebilir. Blockchain’in verileri kapsamlı olarak saklayabilmesi, telifli içeriklerin tüketim analizini daha doğru yapabilir ayrıca merkezi olmayan yapısı, içerik üreticilerinin geleneksel dağıtım araçlarına ihtiyaç duymadan doğrudan tüketicilere ulaşmasını sağlayabilir. Bunların yanı sıra Blockchain’in, günden güne gelişen e-ticaret sektörünün ivmesine katkıda bulunması bekleniyor. E-ticaret sektöründe görülen ürün takibi, stok yönetimi gibi sorunları çözme potansiyelinin yanında piyasanın şeffaflaşmasına da yardımcı olabilir çünkü Blockchain, sistemdeki herhangi bir işlemde yapılmış küçük değişiklikleri bile tüm paydaşlara bildiren bir oluşumdur.

  Blockchain teknolojilerinin böylesi yaygınlaşması beklenirken bu teknolojiyi anlayan ve onu kullanabilecek kişilere ihtiyaç duyulacağını söylemek ütopik olmayacaktır. Öyle ki sadece bu teknoloji üzerinde yeşerecek mesleklerden bahsedilmeye başlanmış durumda. Blockchain proje yöneticiliği bunlardan birincisi. Blockchain teknolojisini kullanmak isteyen şirketlerin taleplerini alanda deneyimli firmalara iletmesi, firmaların da bu talebi karşılamak adına proje yöneticisi ekipleri oluşturması olası görünüyor. Blockchain kalite mühendisliği karşımıza çıkan bir diğer meslek. Bu kişilerin; karmaşık projelerin planlanması, geliştirme ortamındaki kalite kontrol işlemlerinin gerçekleştirilmesi gibi görevleri yerine getirmesi bekleniyor. Blockchain tasarımcıları ise Blockchain’i kullanmaya başladığını müşterileriyle paylaşmak isteyen firmaların imdadına yetişecektir. Operasyon ve pazarlama ekipleriyle uyum içinde çalışarak yeni arabirimler tasarlayacak kişiler bu iş için aranan isimler olacaktır.  Blockchain mühendisliği ise Blockchain kullanıcılarına yönelik çözümler oluşturacak ve bu çözümlerin uygulanmasını sağlayacak meslek grubudur. Bu mühendislerden Solidity, Oracle, Python, erişim yönetimi gibi alanlarda uzmanlık seviyesinde olmaları beklenecektir. Blockchain geliştiriciliği ise tüm bu sistemin yapı taşı olarak düşünülebilir, zira üzerinde çalışılabilecek tüm bu sistemler bu kişilerin elinden çıkacaktır. Bu mesleğin çatısını C, C++, C#, SQL, Javascript, MYSQL, CSS, HTML, XCOD, SOAP, REST, Truffle gibi programlarda yetkin olmak oluşturacaktır. Blockchain avukatlığı da yakın gelecekte adını sık duyacağımız meslekler arasında yer almaktadır. Blockchain’e duyulan ilginin artışıyla alana yönelik yasal hizmet isteğinin artması, şirketlerin projelere başlamadan karşılaşabilecekleri yasal sorumluluklar karşısında destek arayışları, kendini teknoloji ve yasalar konusunda geliştirmiş avukatlara yeni bir çalışma alanı sunabilir. Tüm bu gelişmeleri alt alta toplayarak şu sonuca ulaşılabiliyor: Geleceğin dünyasından bugüne baktığımızda Blockchain’in hayatlarımızda iz bıraktığını göreceğiz.

Buse Us