Kimimizin çeşitli görüşme ve mülakatlarla yolunun kesiştiği, şanslı olanlarımızın staj ile bizzat içinde bulunduğu, bazılarımızın da maalesef telefonda sesini duymaktan öteye geçemediği ama hepimizin mutlaka duymuş olduğu birim: İnsan Kaynakları. 

Üretim, planlama, organizasyon ve pazarlama gibi çeşitli birimlerin bulunduğu işletmelerin olmazsa olmazlarından olan insan kaynakları, aslında tüm birimleri de yakından ilgilendiren görevleri üstlenmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle her geçen gün ihtiyaç azalsa da hala ‘insan’ olmadan olmuyor. İşte bu insanlara ulaşmak, işletmenin ihtiyaçlarına göre organizasyonunu yapmak, iş süreçlerini yönetmek gibi görevler için de insan kaynakları devreye giriyor.

Aslında birçok çeşitli görevleri olmasına rağmen insan kaynakları dediğimizde çoğu kişinin aklına gelen görev işe giriş-çıkış işlemleri. 

Bu yazımda hepimizin bir gün karşılaşacağı bu durumla ilgili çeşitli örnekleri derledim. 

CV’mizin incelenmesi, belirli filtrelerden geçerse görüşme ayarlanması, mülakatlar, bizi tanımaya ve yeteneklerimizi keşfetmeye yarayan testler bu sürecin en sık karşılaşılan gelenekselleşmiş yöntemleri. Günümüzde ise şirketler daha yaratıcı ve yetenekli kişilere ulaşmanın peşinde ama bu kişilere ulaşmak pek kolay değil. Bu yüzden de şirketler işe alım yöntemlerinde, ilgiyi üzerlerine çekecek farklı yeni yollar arıyorlar.

Kimisi gençlerin dilini kullanan samimi iş ilanları hazırlıyor, kimisi şirketin hitap ettiği pazara ilişkin bir oyun oynatıyor kimisi de hiç beklenmedik bir obje sunup onu belirledikleri bir amaca uydurmalarını bekliyor.

Dünyaca bilinen otel zincirlerinden Marriott işe alım için Facebook üzerinden ulaşılabilen bir oyun tercih ediyor. Bir otelin yönetimini simüle eden bu oyunda oyuncular çalıştıkları departmanda verim elde ettikçe puan topluyor ve diğer departmanlara geçiş hakkı kazanıyor. Türkiye’de ise benzer bir yöntem Yapı Kredi bilişim teknolojileri alanında Yapı Kredi Challenge oyunu ile deneniyor.

Sosyal medya tüm sektörlerde olduğu gibi işe alımlarda da öne çıkmış durumda. İşverenler, adayları tanımak ve yeteneklerini test edebilmek için sosyal medyanın önemli bir araç olduğunu düşünüyor. Twitter İngiltere’nin paylaştığı verilere göre Y kuşağı iş başvurularında sosyal medyayı kullanan şirketleri tercih ediyor, hatta potansiyel işverenlerine Twitter aracılığıyla ulaşıyor. Bir anket, katılanların %44’ünün iş başvurusu için CV yazmaktan ziyade Twitter’ı kullandıklarını gösteriyor. Bunun üzerine Twitter İngiltere bir ilke imza atıyor ve sadece beş kişiye özel bir iş deneyimi sunacaklarını açıklıyor. Başvuru için ise #OneTweetCV etiketini kullanarak atılacak tek bir tweet hakkı veriyor.

İkea ise geleneksel sayılan ilan verme yöntemine kendi yorumunu katıyor. Gençlerin dilini kullanarak samimi bir metin oluşturuyor ve bu ilanları yine gençlerin takıldığı mekanların tuvaletlerine asılmasını sağlıyor. Bu ilanlara dört günün sonunda tam 60 başvuru geliyor. Şirketin sözcüsü Jimmy Ostholm bu sayının gazeteye verilen normal bir ilan geri dönüşünün yaklaşık 4 katı olduğunu belirtiyor.

Günümüzde CV inceleme, mülakat yapma gibi geleneksel olarak nitelendirdiğimiz yöntemler hala kullanılıyor fakat bugün kullanılan bu yöntemler belki de şu ana kadar ki en teknolojik olanları diyebiliriz. Çünkü bu kez bu yöntemleri uygulama araçları yapay zekalı robotlar. Üstelik bazılarında duygularımızı paylaşıyor olma hissiyatı verebilmesi için mimikler dahi var. 

Rusya’da 50 kişilik bir ekip tarafından tasarlanan işe alım robotu Vera, yüzlerce adayla aynı anda görüşme yapabiliyor. Öncelikle belirli işe alım portallarından özgeçmişleri tarıyor, daha sonra pozisyona uygun olduğuna karar verdiği adaylara iletişim numaralarından ulaşarak pozisyonla ilgili bilgiler veriyor. Vera aynı zamanda adayları sesinden tanıyor ve böylece görüştüğü adayları unutmuyor. Stafory girişimi olarak geliştirilen Vera sayesinde işe alım süreçlerindeki zaman kaybının üçte bir oranında azaltılması hedefleniyor.

Bir diğer yapay zekâ örneği ise İngiltere’de kullanılıyor.Bir Amerikan şirketi olan HireVue geliştirdiği bir yazılımla adayların ses tonunu ve kullandığı sözcükleri analiz ediyor. Aynı zamanda da adayların soruları yanıtlarkenki yüz ifadelerini kaydediyor. HireVue’nun teknoloji direktörü Loren Larsen yazılımın 350 adet dili tanıdığını, kullanılan kelimelerden hitap çeşitlerine, konuşma hızından yüz mimiklerine kadar her şeyin belirli kategorilere göre anlamlandırıldığını söylüyor. Örneğin aday konuşurken isteksiz görünüyorsa, konuşma hızı düşük seviyelerdeyse o aday satış ve pazarlama ya da müşteri ilişkileri departmanları için olumsuz olarak değerlendiriliyor.

HireVue’nun bu yazılımı şimdiden içlerinde Unilever, Vodafone, Urban Outfitters gibi isimlerin de bulunduğu 700 şirket tarafından benimsenmiş durumda. Sadece İngiltere’de ise şimdiye kadar 100.000’den fazla iş görüşmesinde kullanıldığı söyleniyor.

Endüstri 4.0 çağında olduğumuzu düşünürsek yapay zekaların bu alanda da karşımıza çıkması muhtemelen hiçbirimizi şaşırtmamıştır. 

Zaman ve maliyetten tasarruf ettiği için bu sistemler işverenler tarafından oldukça sevilmiş durumda. Biz adaylar için de çeşitli artıları olabileceğini düşünüyorum. Örneğin bir görüşmede heyecandan veya stresten kendimizi iyi ifade edemediğimiz anlar mutlaka olur. Ama karşımızdaki sistem bizim diyemediklerimizi de anlıyorsa, gece yastığa başımızı koyduğumuzda “Keşke orda şöyle deseydim” diye hayıflanmamıza gerek kalmaz.

Vera gibi İK’cılar bizim karşımıza ne zaman çıkar bilinmez. Ama çıkmadan önce reset tuşunun iyi gizlendiğinden emin olmak lazım. Çünkü çok istediğimiz bir şirket için olumsuz olarak değerlendirildiğimizi fark edersek muhtemelen ilk aklımıza gelen seçenek reset tuşu olacaktır. 

Melike Açba