2000’li yılların teknoloji serüvenine başlamadan önce teknoloji kavramının yüzeysel bir tanımıyla başlayalım isterseniz yazımıza. Teknoloji, insanoğlunun gereksinimlerine uygun araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve kabiliyettir. Ayrıca bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgidir. Bu bağlamda teknolojiyi başlı başına bir araç ya da somut bir nesne olarak görmek çok da doğru olmayacaktır. Teknolojinin insanlığın varoluşundan beri biz fark etmesek de hayatımızda var olan bir kavram olduğunu söyleyebiliriz. Yaşamımızı kolaylaştıracak ve kendimizi ileri taşıyacak inovasyonları günlük hayatımıza aktardıkça teknoloji gelişiyor deriz ve bu terimi günlük hayatımızda da sık sık kullanırız.

Peki, 2000’li yılların teknoloji gelişimi açısından önemi ne? Ya da neler oldu da “Teknoloji bu yıllarda büyük bir sıçrama yaşadı! ” denilebiliyor? İsterseniz bu soruların cevaplarını bu yılların başından itibaren günlük yaşamımızı şekillendiren bazı araçların gelişimi üzerinden cevaplamaya çalışalım.

İnsanlığın birincil ihtiyaçlarından biri de hepimizin bildiği gibi iletişim ihtiyacı. Toplu alanlarda yaşadığımız sürece birbirimizden haber almaya, birbirimizle sürekli iletişim içerisinde olmaya adeta muhtacız. Fakat toplu yaşam alanları genişledikçe ve insanlar birbirlerinden uzaklaştıkça yüz yüze iletişim mümkün olamıyor. İşte telefonlar ya da bilgisayarlar, tabletler üzerinden de kullanılabilen mesajlaşma uygulamaları ve telefonlar üzerinden yapılan aramalar tam da bu noktada hayati önem taşıyor. Bu araçların 2000’lerin başından itibaren serüvenini inceleyecek olursak bilgisayarların yeni yeni masaüstü versiyonlarıyla evlere girmeye başladıkları, cep telefonlarının ise sadece belirli bir kesimin alabildiği birer lüks olduğunu görürüz. Fakat tam da bu yıllardan sonra bilgisayar ve telefon sektörlerinde artan bir ivme ile gelişmelerin hızlandığını; internetin ve internet sistemlerinin bu teknolojik araçlara entegre edilmesinden sonra ise bambaşka bir çağın başladığını gözlemleyebiliriz. 

2010’lu yıllara gelindiğinde ise insanlar arası iletişim boyut değiştirdi diyebiliriz. Bu değişimin ana sebebi ise öngöreceğiniz üzere internet. O yılların başlarından itibaren tahmin edilen internetin hayatımızın merkezinde yer alacak bir yapı haline geleceğiydi ve tam da öyle oldu. Günümüze kadar olan zaman diliminde internet; televizyonlarımıza dahi uyum sağladı ve sanal ortamlar üzerinden alışveriş, eğlence, arkadaşlar ve çevreyle görüşmeler yapma gibi ihtiyaçlarımızı yerimizden kıpırdamadan halledebilir hale geldik. On ila on beş sene öncesine kadar çoğumuzun hayal bile edemeyeceği şekilde insanlarla iletişime geçip günlük yaşantımızda zaman kazanarak hayatımıza devam edebiliyoruz.

Şimdi ise 2020’li yıllara gelmiş bulunmaktayız; giyim sektöründen yiyecek-içeceğe, eğitim sektöründen eğlenceye kadar hayatımızın her alanına yer etmiş “teknolojik” aletlerimiz var ve onlardan vazgeçemiyoruz. Teknolojinin gelişimiyle beraber yaşamımızın ayrılmaz parçası haline gelen internet nesneleri ve sanal ekranlara adeta bağımlıyız, neredeyse hepsini yaşamımızı devam ettirmemiz için zorunlu olan ihtiyaçlarımız olarak görüyoruz ve biz de bu teknolojik evrime ayak uyduruyoruz. 

Yazımızın sonlarına doğru konuyu toparlamamız gerekirse teknoloji kavramı aslında öyle değişik ve soyut bir kavram ki gelişiminin ucu bucağı yok diyebiliriz ve yine teknolojinin hayatımızın her alanındaki gelişimini bir yazı içerisinde incelemeye çalışmak mümkün bile değil. Belki de bu metin bir on sene sonra tekrar okunduğunda o zamanın teknolojisi içerisinde garip gelecek ve şu an sahip olduğumuz teknolojik yapılar on sene sonrası için beklediğimizden daha fazla değişime uğramış olacaklar. Bahsedeceğimiz konuların başlığı ise 2020’li yılların teknolojik evrimi olacak, öngörebiliriz ama bilemeyiz. Bu yazıda yüzeysel anlamda 2000’lerin başlarından itibaren gerçekleşen teknolojik evrime genel bir bakış yapmış olduk; sağlıkla, teknolojik gelişmelerle kalın!

Zülal Özge Kuş