%30 veya %100 İngilizce bölüm seçimi, tercih dönemi sırasında en çok kafa karıştıran konulardan biri olabiliyor. Her iki program özelinde aşırı farklar bulunmasa da ufak tefek farklar bulunabilmekte. Bu programların böyle adlandırılmalarının asıl sebebi, dönemlik ders programlarının üniversite yönetimi bazında değil de öğrencinin kendisi özelinde oluşturulmasına imkan tanınması diyebiliriz. Bunla ilgili olarak blog bölümümüzde ve kanalımızda detaylı bilgiyi bulabilirsiniz.

%100 İngilizce programların, derslerinin tamamını İngilizce alması zorunluyken bu durum %30 İngilizce programlarda, ders programı içeriğinde minimum olarak %30 oranında İngilizce ders alma zorunluluğu bulunması şeklinde yer almaktadır. %30 İngilizce programlarda bu %30 şeklindeki oran, öğrencinin seçtiği derslerle birlikte %70 İngilizce gibi oranlara artabilmektedir.

Seçebileceğiniz alternatif dersler İTÜ Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı sayfasında Ders Planları sekmesi altında yer almaktadır. Buradan hangi dersleri zorunlu olarak İngilizce almanız gerektiği ders kodunun yanındaki “E” harfi ile belirtilmektedir. İlaveten burada “E” ibaresi görmediğiniz dersleri, toplam mezuniyet programınızda minimum %30 oranını yakalamak şartıyla dilerseniz Türkçe dilerseniz de İngilizce olarak alabilmektesiniz. Fakat alabilecek olmanız o dersin o dönem içerisinde Türkçe veya İngilizce olarak açılacağı garantisini belirlememektedir.

İşin daha spesifik ve bölümden bölüme değişebilen kısmına gelelim. Bundan sonraki vereceğim bilgiler bölümden bölüme değişebilmekle beraber çeşitli farklılıklar da gösterebilmektedir.

%30 İngilizce programların genel olarak avantajlarından biri bölümün belli bazı derslerini isteğine göre Türkçe veya İngilizce alabilme olanağının olmasıdır. Bu sayede ilgili dersi dilediği öğretim üyesinden ders alma gibi bir opsiyonu bulunmaktadır. Zira çeşitli bölümlerde kendi isteklerine bağlı olarak sadece İngilizce veya sadece Türkçe ders veren öğretim görevlileri bulunabilmektedir. Buna karşın %100 İngilizce programların ilgili dersleri tamamıyla İngilizce alma zorunlulukları bulunmaktadır ve bu da ders programı oluşturma konusunda birazcık sizleri zorlayabilmektedir.

%100 İngilizce programların genel olarak avantajlarından biri ise aldığınız derslerin tamamının İngilizce olması sebebiyle aktif bir şekilde sizlere de büyük oranda bağlı olarak İngilizcenizi ilerletme imkanınızın daha hızlı ve kolay olması şeklinde söylenebilir. Bu durum aynı şekilde sizin İngilizce ile olan seviyenize de bağlı olarak dezavantajda olabilmektedir, çünkü derslerinizin tamamını İngilizce şekilde anlama ve verme yükümlülüğünüz de bulunmakta. İlaveten genel olarak İngilizce olan derslerin kaynaklarını ve fazlasına ulaşmak daha kolay olmakta ve sınavlarının zorlukları da Türkçe olan derslere oranla bir nebze olsun kolay olabilmektedir, lakin kolaylık tanımlarının da öznel olduğunu unutmamak gerekmekte.

Hem %30 İngilizce hem de %100 İngilizce programların diploma değerleri bakımından ise yüksek kriterde farklar bulunmamaktadır. Ancak elbette ki bu kurumlar veya organizasyonlar özelinde bunlar değişebilmektedir. Özellikle bazı global kurum ve organizasyonlar özelinde İngilizce çok daha etkili olabilmektedir.

Muhammed Ali Munduz